Merhabaaa kendim,
Uzuuuuuun zaman oldu yazmayalı.
Son zamanlarda garip şeyler yaşadım, en azından bana göre garip diyelim... Kafam karışık, dertler dağınık..
Önce olanları hatırlayalım, 17 Eylül Babam.... Ağustos'ta "tedavi devam etmesine karşın kanser ilerlemeye devam ediyor" sonucu ile tedavinin kesilmesi ve beklemeye başlamamız ile başlayan, aniden 2 haftada ağırlaşıp 17 Eylül'de tokat gibi vuran Babam'ın gidişi... Hala anlayabilmiş, algılayabilmiş değilim. Arayıp terslemelerini dinlemeyi bile özledim. Hislerim darmadağın... Gerçek değilmiş gibi geliyor olanlar, gördüklerim... Saçmasapan geliyor, "hayır" diyorum "babam evinde, akşama arayacak beni" ya da iş görüşmesinden çıktığımda "aa babamı bi arayayım" ve ardından gelen boğazımda beliren, nefes almamı engelleyen, tahammül edilemez yumruk ve karın ağrısı... Kendimi alıştırmaya çalıştığımı sanıyorum ama bunun alıştırması olmuyormuş. İnsanın dengesini kökünden sarsıp serseme çeviriyormuş; üstelik bir iki günlüğüne değil. 2,5 ay oldu ama hala .ok gibiyim... Özür dilerim bu kelime için ancak tarif etmem mümkün değil, bu bile yetmiyor zaten hissiyatımı açıklamaya...
Kızım 8 aylık oldu, 5 dişi çıktı ama babam göremiyor - ilk dişi çıktığında ilk babamı arayıp haber vermiş onunla paylaşmıştım. Büyüğünü gülücüklerini gördükçe babamın göremediği aklıma geliyor ve çok kötü asabım bozuluyor. Bu mudur yani hayat?! İşin garibi evet maalesef... Maalesef bu-imiş... Kendini hazırlamış bunu kabullenmişti, kabullenemeyen bir tek bizlermişiz...
Arından henüz 2 haftalıkken acım saçma aile içi anlayışsızlık ve naz ve trip durumları... Şükür çözüldü ama sütümün kesilmesine, psikolojimin çok kötü bozulmasına ve babam ile ilgili durumumu daha kötüye çevirmesi ve uzun süreli mutsuzluk huzursuzluk ve anksiyeteye sebep olması hala bazen aklıma geldikçe sinirlenmeme sebep oluyor. Yapacak birşey yok, öğreniyoruz... Hayatı öğrenciyken sanıyordum ki elbet herşey düzeliyor, herşey çok güzel oluyor, mükemmeli yaşıyorsun ve öyle gidiyor...
Geçen Cuma akşamı, içini gördüğüm karşı binadaki dairede evin abisinin kızkardeşini öldürmesi?! Kızın ayaklarını gece 4.30 da cesedini kaldırana kadar görebiliyordum oturma odasının canımdan. Kızın bulunduğu odanın camındaki kurşun izi, mutfağın girişinde yerdeki kan. Show Haberlerde gördüğüm şeyleri gözlerimle gördüm! Gerçeğini gördüm. Hayatımda hiç göreceğimi düşünmediğim şeyleri gördüm.
Ablam uzakta, Gaziantep'te, işleri bir türlü rayına girmedi doğumuna az kaldı ama herşey ters.
Bana iş imkanı çıktı, şartları güzel, gittim görüştüm; olmadı.
Kursa gidiyorum ama bunu kazanca çevirmeme zaman yok...
Hayatımdaki tek güzel ve anlamlı şey Biricik minnacık kızım.. Onun bir gülüşü, bana bir bakışı. Annem derdi inanmazdım, nasıl birşey olduğunu yaşamadan anlayamazmışım gerçekten de... Tüm bu olumsuzluklar, kötülükler, bir şekilde devam ediyor ama eskiden olduğum gibi çook büyük isyan hissetmiyorum, nedendir bilinmez. He herşeyin düzeleceğine hala inanıyor muyum çocukluğumdaki gibi, yooo hiç inanmıyorum. Hatta hiçbirşey düzelmeyecek ve herşey böyle kötü gidecekmiş gibi geliyor ama işin garibi bunu kabullenmişim sanırım - ki babam dışında hepsi için Cem Yılmaz'ın meşhur Kasımpaşa'lı sözü geliyor aklıma.
Miniğim, kızım, kuzucum, yaşam kaynağım... İyi ki varsın.. Herkesin bunu tatmasını dilerim...
Kendi nazarım bile değiyorken, tütütüt maşallah allah nazarlardan saklasın *.
Hadi bakalım Sibel, saati bu gece de 4 ettin, umarım uyuyabilirsin...
*Din ile olan imtihanıma daha sonra bir ara değinebilirim.